

ABD
Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD de savaşın başlamasıyla birlikte yükselen enerji fiyatlarından nasibini aldı.
Ülkede enflasyon, enerji ve gıda fiyatlarındaki artışların etkisiyle 41 yılın zirvesini gördü.
ABD'de enerji fiyatları temmuzda aylık bazda yüzde 4,6 azalış göstermesine rağmen yıllık bazda yüzde 32,9'luk artış kaydetti. Ülkede benzin fiyatlarındaki artış temmuzda yıllık bazda yüzde 44'ü bulurken, elektrik fiyatlarındaki artış aynı dönemde yüzde 15'i aştı.
ABD yönetimi, özellikle benzin fiyatlarındaki artışın enflasyonun önemli bir bölümünü oluşturduğunu savunarak benzin fiyatlarını düşürmeye yönelik çeşitli önlemleri hayata geçirdi.
ABD Başkanı Joe Biden, mart ayında ülkenin stratejik petrol rezervinden 6 ay içinde günde 1 milyon varil, toplamda ise 180 milyon varilin üzerinde petrolün piyasaya sürülmesine izin verdi.
Biden, artan benzin fiyatlarını kontrol altına almak amacıyla yaz aylarında yüzde 15 etanol karışımlı benzinin satışına da imkan sağladı.
Artan benzin fiyatları karşısında petrol şirketlerine üretimi ve tedariki artırma çağrısında bulunan Biden, uluslararası arenada Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nü (OPEC) petrol arzını artırmaya çağırmıştı.
Enerji faturalarının düşürülmesinde temiz enerjinin önemini vurgulayan Biden, geçen hafta ise enflasyonun düşürülmesine yönelik kapsamlı sağlık, iklim ve vergi düzenlemelerini içeren yasayı imzaladı.
ABD tarihinin en büyük "iklim paketi" olarak da görülen "Enflasyonu Düşürme Yasası" kapsamında, enerji güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik yatırımlar için 369 milyar dolarlık kaynak ayrıldı. Bu yatırımlarla, enerji faturalarının yılda 500 ila 1000 dolar arasında düşürülmesi, karbon emisyonunun 2030'a kadar yüzde 40 oranında azaltılması hedeflendi.