
Financial Times'a konuşan Ivascyn, özellikle Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir kapanmanın enerji fiyatlarını yukarı çekerek enflasyonla mücadeleyi zorlaştıracağına dikkat çekti. Bu durumun Fed'in yüzde 2 enflasyon hedefiyle çeliştiğini belirtti.
Ivascyn'e göre ABD ekonomisi hâlâ bu hedefin uzağında bulunuyor. Avrupa, İngiltere ve hatta Japonya'da görülen daha sıkı para politikalarına benzer bir sürecin ABD'de de tamamen dışlanmaması gerektiğini ifade etti. Enflasyona dair belirsizliklerin sürdüğünü vurgulayan Ivascyn, erken faiz indirimlerinin ters etki yaratabileceğini ve uzun vadeli faizlerin yükselmesine yol açabileceğini söyledi.
Franklin Templeton CEO'su Jenny Johnson da Fed'in enflasyonu kontrol altına almakta giderek daha fazla zorlandığını belirterek, yatırımcıların enflasyona karşı koruma sağlayan varlıklara yöneldiğini aktardı.
Haberde, Fed'in son iki toplantıda faizleri sabit tuttuğu ve geleceğe dair beklentilerin giderek daha belirsiz hale geldiği vurgulandı. Piyasada bazı yatırımcılar faiz indirimi beklerken, bazıları yeni faiz artışlarının da mümkün olduğunu düşünüyor.
Nisan ayında üç bölgesel Fed yetkilisinin faiz kararına karşı oy kullanması, 1992'den bu yana ilk kez bu kadar güçlü bir iç muhalefet görülmesi açısından dikkat çekti.
Goldman Sachs analistleri ise Fed'in beklenen faiz indirimlerini 2026 sonu ve 2027 başına erteleyebileceğini öngörüyor. Rapora göre enerji fiyatlarındaki artış çekirdek enflasyonu yüksek seviyelerde tutmaya devam edebilir.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump'ın Fed Başkanı Jerome Powell'a yönelik faiz indirimi baskısı sürerken, Powell'ın görev süresi bu hafta sona eriyor. Senato'nun ise Kevin Warsh'ın olası Fed Başkanlığı adaylığını değerlendirmesi bekleniyor.