
Financial Times'ın aktardığına göre, Çin'in geniş petrol rezervleri ve güçlü yerel enerji kaynakları, üretimde sürekliliğin korunmasını sağlarken, rakip ülkeler artan maliyet baskısıyla karşı karşıya kalacak.
HSBC Asya Baş Ekonomisti Fred Neumann, enerji şokunun Çin'in küresel pazardaki payını artırabileceğine dikkat çekerken, Avrupa ve Güneydoğu Asya'daki üreticiler için rekabet baskısının artacağını vurguladı. Öte yandan, küresel büyümede yaşanabilecek yavaşlamanın nihai talep üzerindeki etkisi hâlen belirsizliğini koruyor.
Gayrimenkul sektöründeki zayıflığı ihracatla dengelemeye çalışan Çin, 2026'nın ilk iki ayında ihracatını yıllık bazda yaklaşık yüzde 22 artırdı. Capital Economics ise ülkenin 2026 ihracat büyüme tahminini yüzde 5'ten yüzde 6'ya yükseltti.
Resmi verilere göre, imalat PMI verisi Mart ayında 50,4 seviyesine yükselerek üretimde yeniden genişleme sinyali verdi. Citi ekonomistleri, Çin'in enerji tüketiminin yalnızca yüzde 6'sının Körfez ülkelerine bağımlı olmasının maliyet şoklarını sınırladığını belirtiyor. Bu durum, Çin'in arz gücünü pekiştirirken, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlardaki liderliğinin uzun vadede stratejik üstünlük sağlayabileceği öngörülüyor.