

"PROGRAMIMIZIN TEK HEDEFİ SÜRDÜRÜLEBİLİR YÜKSEK BÜYÜME"
Uygulanmakta olan politikalarla ilgili açıklamalarda bulunan Mehmet Şimşek, "Biliyorsunuz yaklaşık bir buçuk yıldır fiilen uyguladığımız bir orta vadeli program var.
Bu programın tek bir hedefi var: Sürdürülebilir yüksek büyüme ve bunun daha adil bir şekilde dağılımı. Peki bunu nasıl başaracağız? Enflasyonu düşürerek, fiyat istikrarı sağlayarak, mali disiplini sağlayarak, sürdürülebilir cari açığı yakalayarak. Çünkü makro finansal istikrarın tesis edilmesi gerekiyor. Esas olarak yapısal dönüşümle rekabet gücünü ve verimliliği artırarak" dedi.
"KIRILGANLIKLARI AZALTTIK, FİNANSAL İSTİKRARI TESİS ETTİK"
Programın kat ettiği mesafeye de değinen Şimşek, "Bu program sayesinde Türkiye'de kırılganlıkları azalttık, makro finansal istikrarı tesis ettik. Daha gideceğimiz yol var ama bu önemliydi. Yani ödemeler dengesi risklerini, enflasyonun kontrolden çıkma risklerini, bunların hepsini daha yönetilebilir bir noktada tuttuk. Bütçe disiplinini, deprem yaralarını sararken tesis ettik. Bugünkü fiyatlarla iki yıllık deprem için bütçeden tahakkuk eden miktar 2.6 trilyon lira. Neredeyse 75 milyar dolar. Dünyanın en güçlü ülkeleri bile bu türden büyük bir doğal afet karşısında bayağı etkilenir. Biz etkilendik ama ona rağmen şu an bütçe disiplinini 2025 itibariyle tesis etmiş olacağız" dedi.
"SON 1 YILDA 1 MİLYON İSTİHDAM SAĞLADIK"
Reel ekonomi imalat sanayinde de geçici bir daralmayla karşı karşıya olunduğunu belirten Şimşek, bunun sınırlı bir daralmayla olduğunu vurguladı. Toparlanma işaretlerine dikkat çeken Şimşek, "Ama ekonominin geneline baktığınız zaman şunun altını çizmek istiyorum. 1 milyondan fazla vatandaşımıza son bir yılda istihdam imkanı sundu. 2025'te en büyük önceliğimiz tabii ki dezenflasyon. Ve onunla birlikte yapısal dönüşümün hızlandırılması" dedi.
Şimşek, istihdamı desteklemek için asgari ücret istinası nedeniyle 853 milyar TL vergiden vazgeçtiklerini belirtti.
"CARİ AÇIĞIN MİLLİ GELİRE ORANI YÜZDE 1'İN ALTINA İNECEK"
Türkiye'de cari açık milli gelirin yüzde 1'inin altına ineceğini belirten Şimşek sözlerine şöyle devam etti: "Biz milli gelirin yüzde 2-2,5'una kadar sürdürülebilir görüyoruz. Dolayısıyla aslında güneyimizdeki bu kriz olmasa muhtemelen bu seneyi 0 açıkla kapatırdık. Bunda altına ilişkin aldığımız tedbirler ve enerji fiyatları etkili oldu.
Diyorlar ki "ekonomi yavaşladığı için", tabii ki bunun da etkisi var ama ihracatta bir gerileme yok, hizmet ihracatında bir gerileme yok, esas olarak ithalatta daralma var. Türkiye'de cari açıK milli gelire oran olarak bu sene muhtemelen yüzde 0.7 civarında olacak. Bu oldukça önemli bir kazanım. Çünkü bu makro finansal istikrar açısından çok önemlidir" dedi.
Rezerv konusuna da değinen Şimşek, Brezilya'nın etkisiyle son haftalarda, bütün dünyada olduğu gibi bir miktar gelişmekte olan ülkelerde tedirginlik olsa da, Türkiye'de rezerv, bir endişe kaynağı olmaktan çıkartılarak, uluslararası tanımlara göre rezerv yeterliliğinin sağlandığını belirtti.