

"STRATEJİMİZ KEŞFEDİCİ BİR YAKLAŞIMA SAHİP"
Koç, stratejinin ana özelliğinin katılımcı ve kapsayıcı olması olduğunu, bu belgeyi hazırlarken kamu, üniversite, özel sektör ve STK'larla yoğun görüş alışverişinde bulunduklarını aktararak, ilgili tüm uluslararası organizasyonlardan ve farklı disiplinlerdeki uzmanların değerlendirmelerinden en verimli şekilde faydalandıklarını söyledi.
Kalkınma hedeflerinin temel taşlardan biri olacak bu dokümanın bir diğer özelliğinin üst düzey yapay zeka politika ve stratejileriyle eşgüdüm içerisinde hazırlanması olduğunu vurgulayan Koç, şunları kaydetti:
"Cumhurbaşkanlığı Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulunun hazırlamakta olduğu 'Yapay Zeka Teknoloji Yol Haritası da stratejimizin ana hatlarından oluşuyor. Sağlıklı bir yapay zeka ekosistemi geliştirmenin yolu; kaliteli verinin, teknik altyapının ve ileri becerilerin doğru kullanılmasından geçiyor. Bu da ancak kurumsal kapasiteyi, koordinasyonu ve iş birliğini öncelemekle mümkün oluyor. Buradan hareketle belgemizin odağına 'kurumsal yetkinlik', 'yönetişim' ve 'stratejik uyum' maddelerini aldık. Yapay zeka, deneyen, öğrenen ve kendisini sürekli olarak güncelleyen bir olgudur. Buradan hareketle stratejimizin temel özelliklerinden biri de keşfedici bir yaklaşıma sahip olmasıdır. Yapay zekanın sosyoekonomik getirileri, yeni küresel rekabet alanları doğurmuş, yapay zekanın küresel etki alanını genişletmiştir. Biz de yapay zekayı etkili ve verimli kullanarak küresel rekabet gücümüzü artırmak durumundayız. Nitekim 2025'te hedefimiz; yapay zeka alanının ülkemizin Gayri Safi Yurt İçi Hasılasına yaptığı katkıyı yüzde 5'e yükseltmektir."
Koç, teknolojik dönüşüm sürecinin, yeni meslek ve iş kolları ortaya çıkardığını, istihdamın en hızlı arttığı alanın ise "veri ve yapay zeka" alanı olduğunu söyledi.
İş kollarının yanı sıra yatırımlar noktasında da bu trendi gördüklerini, bugün yapay zeka alanındaki ortalama yatırım tutarının, girişim başına 9 milyon dolar olduğunu aktaran Koç, "Kamu destekleri hakeza. Son 10 yıl içerisinde yalnızca TÜBİTAK tarafından 1715 yapay zeka projesine verilen destek tutarı 1,7 milyar lira. Bu da proje başına ortalama 1 milyon değerinde destek demek oluyor." ifadesini kullandı.
Koç, günümüz dünyasında küresel veri hacminin 55 zettabayt (ZB) olduğunu, bu değerin 2024'te kümülatif olarak 143 ZB düzeyine ulaşmasının beklendiğini, gelecek 3 yılda üretilecek verinin son 30 yılda üretilenden fazla olacağını kaydetti.
Bu yüzyılın kazananının, çığ gibi büyümekte olan bu veriyi değere dönüştürebilenler olacağını vurgulayan Koç, yapay zeka teknolojilerinin beraberinde hukuki ve etik sorunları da getirdiğini anlattı.
Koç, özellikle bu sorunların tespiti ve çözümüne yönelik mevzuatların oluşturulmasının, birçok ülkenin gündeminde olduğuna işaret ederek, Avrupa Birliğinin "insan odaklı ve güvenilir yapay zeka" geliştirilmesiyle ilgili etik ve hukuki çerçevenin oluşturulmasına yönelik çalışmalarını önemli bulduklarını belirtti.