

"DEVREDEN KDV SORUNUMUZ HALA DEVAM EDİYOR"
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, "İSO olarak her fırsatta dile getirdiğimiz 'devreden KDV' sorunumuz hala devam ediyor. 2023 yılında İSO 500'ün devreden KDV yükü, enflasyon düzeltmesi sonrası verilerle yüzde 36,5 oranında artarak 67 milyar liraya yaklaşmış durumda." ifadesini kullandı.
Enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde, KDV alacaklarının iadesi geciktikçe firmaların nakit akışının olumsuz etkilendiğini vurgulayan Bahçıvan, "Devreden KDV yükündeki artışın enflasyonun altında kalması bakımından geçtiğimiz yıllara göre bir nebze daha pozitif tablo sunsa da biz bu döngüyü, sanayi kuruluşlarımızın, devlete sıfır faiz ve sonsuz vade ile borç vermesi olarak tanımlamayı sürdürüyoruz." açıklamasını yaptı.
Bahçıvan, 2023'te yaratılan katma değer içerisinde en yüksek payı yüzde 33,9 ile orta-düşük teknoloji yoğunluklu sektörlerin aldığını, orta-düşük teknoloji yoğunluklu sektörlerin payının bir önceki yıla göre 3,8 puan azaldığını ifade ederek, "Düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı da 0,2 puan düşüşle yüzde 28,7'ye gerilemiş durumda. Buna karşılık orta-yüksek teknolojili sanayiler grubunun payı 3,1 puan artışla yüzde 30,3'e yükselirken, yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise 0,9 puan artışla yüzde 7,1 çıkarak belirli bir ivmelenmeye işaret etti. Sonuç olarak orta-yüksek ve yüksek teknolojili sanayilerin toplam payının yüzde 37,4'e çıkarak şimdiye kadarki en yüksek düzeyine ulaşması, sanayi sektörümüz için uzun süredir arzu ettiğimiz teknolojik dönüşüm konusunda bizlere umut ışığı oldu." diye konuştu.
İSO 500'te AR-GE harcaması yapan kuruluş sayısının 265'e çıktığını dile getiren Bahçıvan, teknolojiye dayalı nitelikli ve katma değer üretebilen bir sanayi için sanayi kuruluşlarının AR-GE'yi daha çok odaklarına almaları gerektiğini vurguladı.
Bahçıvan, "Şirketlerimizin 2023'te yaptıkları AR-GE harcamaları önceki yıla göre yüzde 87,5'lik artışla 30 milyar lirayı aşmış durumda. Benzer şekilde AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranının halen binde 4,8 olması, geçen iki yıla göre yaşanan artışa rağmen henüz bu alanda kat etmemiz gereken çok yol olduğunu ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı.
İSO 500 içinde halka açık kuruluşların sayısı ise 85 ile bugüne kadarki en yüksek düzeyine çıktı.
Bahçıvan, "İSO 500'ün istihdamı 2023'te yüzde 1,9 artarak 804 bin kişiye yaklaştı. Aynı yılda ödenen maaş ve ücretlerdeki artış da yüzde 120 civarında gerçekleşti." dedi.
Sermayenin tabana yayılması ve özellikle sanayi kuruluşlarının kaliteli finansal kaynağa erişimi açısından şirketlerin halka açılmalarının önemli olduğunu vurgulayan Bahçıvan, sözlerine şöyle devam etti:
"Son yıllarda sanayi kuruluşlarında nitelikli finansmana erişim bağlamında hisselerini halka açma seçeneğinin giderek artma eğiliminde olduğunu görmekteyiz. 2023 verileri, bu eğilimin İSO 500 kuruluşlarına da yansıdığına işaret ediyor. İSO 500 içinde halka açık kuruluşların sayısı 2017-2021 döneminde 65-69 bandında seyrettikten sonra 2022'de 8, 2023'te 12 artarak 85'e yükseldi. Böylece İSO 500 içinde halka açık kuruluş sayısı bugüne kadarki en yüksek düzeyine ulaştı. Sanayi şirketlerimizin halka açılmaya dönük ilgisinin 2024'te de sürdüğünü görüyoruz ve bu dönemi sanayi firmalarımızın sermaye piyasası araçlarını daha fazla kullanması açısından olumlu buluyoruz."
EN YÜKSEK PAY ANA METALLER VE MAKİNE İMALATI SANAYİSİNİN
Erdal Bahçıvan, Türk sanayi sektöründe yabancı sermaye paylı kuruluşların önemli bir rol oynamaya devam ettiğini belirterek, 2010'lu yıllarla düşüş eğilimi gösteren yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısının 2023'te 8 adet artışla 116'ya yükselmesini, İSO 500'ün olumlu göstergelerinden biri olarak gördüklerini ifade etti.
İSO 500'de yer alan kuruluşların bağlı olduğu odaların Anadolu lehine değişmeye devam ettiğini kaydeden Bahçıvan, "Son yıllarda sayısal olarak düşüş eğiliminde olmasına karşın en büyük pay 151 firmayla halen İSO'ya ait. İstanbul'u 45 kuruluşla Ankara Sanayi Odası izliyor. Bu odalarımızın ardından, 38'er kuruluşla Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Kocaeli Sanayi Odası, 29 kuruluşla Gaziantep Sanayi Odası, 16 kuruluşla Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ve 14 kuruluşla da Kayseri Sanayi Odası geliyor." diye konuştu.
Bahçıvan, 2023'te üretimden satışlara göre en yüksek paya sahip sektörün yüzde 22,5 ile ana metaller ve makine imalatı sanayi olduğunu, bu sektörü yüzde 19,7 ile kimyasal ürünler, plastik ve kauçuk ürünlerinin, yüzde 17,7 ile kara, deniz taşıtları ve yan sanayinin izlediğini söyledi.
Geçen yıl İSO 500 araştırmasının yaşanan deprem felaketinin yol açtığı "mücbir sebep hali" nedeniyle eylül ayında açıklandığını hatırlatan Bahçıvan, "Dolayısıyla 2023'ün büyük kısmının geride kaldığı, yılın ekonomik resminin de yavaş yavaş netleşmeye başladığı bir döneme denk gelmişti toplantımız." ifadesini kullandı.
Bahçıvan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İSO 500'ün 2023 sonuçları, bir anlamda 'finansal istikrardan uzaklaşmanın ilk etkisinin yüksek enflasyon olacağı, enflasyonist bir büyüme yapısının da nitelikli ve sürdürülebilir olamayacağı' gerçeğini gösteren mikro bir laboratuvar olarak karşımıza çıkıyor. Artık hepimiz biliyoruz ki yüksek enflasyon şirket bilançolarında geçici bir illüzyon yaratıyor. Zaman geçtikçe gerçeklerle yüzleşiyoruz. İSO 500'ün temel göstergelerinin bize söylediği de bu. Bizim reel sektör olarak yaşadıklarımız bir yana, yüksek enflasyonun kamu maliyesi, mali dünya ve hepsinden de önemlisi toplumda yaratmış olduğu hasar büyük. Çünkü enflasyon sadece ekonomik bir hasar değil, sosyolojik, psikolojik ve en önemlisi ahlaki, etik bir sorun da yaratıyor."
"ÇABAMIZ VE MÜCADELEMİZ, ÜRETİM EKONOMİSİNİN ÖNEMİNİ ÖNE ÇIKARMAK"
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, İSO 500'ün bu yılki sonuçlarının iç ve dış ekonomik konjonktüre bağlı olarak biraz karamsar olabileceğini belirterek, "Ama Türk sanayisinin en zor şartlarda dahi kendi ana faaliyetinde erişmiş olduğu birikim ve dayanıklılık gücüyle üretimini başarıyla sürdürdüğünü göstermesi açısından da çok değerlidir." diye konuştu.
Bu başarının temelinde kuşkusuz sanayinin dış dünyada elde ettiği rekabet gücü ve pazar çeşitliliğinin yattığını kaydeden Bahçıvan, "Sanayicilerimiz bugün farklı farklı sektörlerde uluslararası rakiplerine karşı mücadele gücünü her geçen gün biraz daha artırmaktadır. Çabamız ve mücadelemiz, üretim ekonomisinin önemini öne çıkarmak. Böylece üretime verilen desteğin nitelikli bir konuma gelmesini sağlayarak bu gücü daha rekabet edebilir boyuta taşımak içindir." ifadelerini kullandı.
Bahçıvan, bu bağlamda sanayinin umut verici büyümesinin geleceğe taşınabilmesinde temel belirleyici olan finansal istikrarın yeniden kazanılarak, yüksek enflasyonunun yenilmesi halinde sanayinin ülke ekonomisine katkılarının artarak devam edeceğinden kuşku duymadıklarını dile getirerek, "Dolayısıyla bugün sizlerle paylaştığımız tablo, her fırsatta dile getirdiğimiz sürdürülebilir, istikrarlı ve kaliteli büyüme için finansal istikrarın ne kadar önemli olduğunun bir göstergesi olarak da görülmeli." dedi.