
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, A Para ekranlarından Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör ve A Para Genel Yayın Yönetmeni Özlem Doğaner'in sorularını yanıtladı.
MİLLİ POLİTİKA 2.0'A GEÇTİĞİMİZ BİR SÜREÇ
Programda enerjideki yeni yol haritasını anlatan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Açıkçası enerjide karşı karşıya kaldığımız sorunlara baktığımızda ve dünyada yaşanan değişim süreci, enerjide diğer alanlarda, madenlerde baktığınızda bizim ortaya koyduğumuz stratejinin adı bu aslında. Fakat işin özünde şunu söyleyebilirim; bizim özellikle 2016 yılından itibaren ortaya getirdiğimiz Milli Enerji ve Maden Politikası'nın artık 10. yılını dolduruyoruz bu sene. Dolayısıyla aslında bizim şimdi Milli Enerji ve Maden Politikası 2.0'a geçtiğimiz bir süreç." ifadelerini kullandı.

2053 VİZYONU VE TAM BAĞIMSIZLIK
Türkiye'nin artan enerji talebini karşılamak ve dışa bağımlılığı bitirmek için kararlı bir duruş sergilediğini dile getiren Bayraktar, "Ticarette büyük bir korumacı ticari politikalar var. İşte para politikalarında, finans dünyasında yaşanan sıkıntılar böyle bir dönüşüm sürecinde biz Türkiye'nin arz güvenliğini sağlamaya gayret ediyoruz ki artan bir talepten bahsediyoruz. Türkiye ekonomisi büyüyen bir ülke, nüfusu büyüyen bir ülke. Böyle bir süreçten geçiyoruz.
Bir taraftan Türkiye'nin çok önemli bir ortaya koyduğu bir iddia ve hedef var, o da Türkiye'nin dışa bağımlılığını bitirme ki ekonomideki aslında en önemli kırılganlığımızı belki de bu yolla aşacağız. Ve Türkiye'nin Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bir 2053 vizyonu var; o da net sıfır bir emisyonu olan bir ekonomi olacağız. Bu sene COP31 Türkiye'nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'nda ev sahibi ve başkan olarak ayrıca dünyaya vereceği bir mesaj var, dolayısıyla o anlamda iklim hedeflerimiz de önemli" dedi.

"KENDİ YOLUMUZU BULMAK ZORUNDAYIZ"
Dünyada dayatılan tek tip enerji çözümlerinin her ülkeye uygun olmadığını savunan Bakan Bayraktar, "Dolayısıyla bu üç hedef için bu kadar değişkenin olduğu, sınamanın olduğu bir dünyada biz kendi yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Çünkü aslında dünyada zaman zaman gündeme gelen ve işte herkese uyacak çözüm diye ifade edilen şeylerin biz her ülkeye aslında uygun olmadığını düşünüyoruz.
Onun için her ülke kendi şartlarına göre, kendi imkan kabiliyetlerine göre farklı bir yöntem ve yola gitmek zorunda. Yani birisi size çıkıp sadece yenilenebilirle bu iş çözülür derse bu bize tam uymuyor. İşte veya bakıyorsunuz bazı ülkelerin enerjisinin yüzde 70'i nükleerden sağlanıyor ve onlar için farklı bir dünya var, onlar birçok şeyi söyleyebilirler ama bizim öyle bir lüksümüz şu anda yok." şeklinde konuştu.
ALTI YENİ SONDAJ MÜJDESİ
Bakan Bayraktar, şöyle devam etti: "Bizim bu dışarıda yapmayı planladığımız çalışmaların öncesinde, daha öncelikli tabii ki hedefimiz Türkiye'de kendi kaynaklarımızı hem denizde hem karada arayıp bulmak, bulunca da üretime dahil etmek. Bu Karadeniz'de yapmayı planladığımız altı yeni sondaj aslında bunun bir parçası.
Biz bir taraftan Karadeniz Sakarya Gaz Sahası'ndaki üretimi artırıyoruz ve 2026 yine önemli bir yıl olacak; çünkü mevcut üretimi iki katına çıkaracağımız yıl bu sene. Yani Karadeniz üretimi 8 milyon haneye yetecek doğal gazı bugün inşallah 2026 üçüncü çeyrek itibarıyla bize sağlamış olacak. Dolayısıyla bir taraftan ona odaklanıyoruz; mevcut bulduğumuz üretimi artırmayla alakalı."

YENİ KEŞİFLERE İHTİYACIMIZ VAR
Bir taraftan da bizim yeni keşiflere ihtiyacımız var. Yani bizi 2 milyon varile götürecek şey neyse bütün o yollara açıkçası müracaat ediyoruz ve o yolları deniyoruz. Bunun için de belirlediğimiz, ümitvar olduğumuz yani o altı lokasyon öylesine veya arama sahası öylesine tespit edilmiş sahalar değil, biz o altı tespit ettiğimiz (ki bunlardan işte bir tanesi sizin de ifade ettiğiniz gibi Rize açıklarında, Çayeli açıklarındaki saha; petrol emareli olduğunu düşündüğümüz) ama bunlar sondaj yapılmadan benim bir rezerv söylemem o bizim tarzımıza uymuyor malumunuz.
Yani sizler daha net böyle somut şeyler bekliyorsunuz ama o somut çalışmalardan sonra... Biz hep şunu söylüyoruz: Sismik yapacağız, işte röntgen çekeceğiz veya MR'ını çekeceğiz üç boyutlu sismikle; ondan sonra da sondajla adeta biyopsi alır gibi bir orayı görmemiz lazım yerin altını. Ondan sonra bir rezervle ilgili tahmini ancak sizlerle, kamuoyumuzla paylaşabiliriz.
ÜÇÜNCÜ FAZI TAMAMLAYACAĞIZ
Biz tabii bu deniz filomuzu geliştirirken çok ciddi bir ekonomik çalışma var bunun arkasında. Ekonomik fizibiliteleri yapıyoruz. Gemimiz için önümüzdeki 5 ila 10 yılı en azından planladığımız bir süreç yapıyoruz; ondan sonra bir gemi almaya karar veriyoruz. Dolayısıyla biz şu anda özellikle Karadeniz'deki üretimi 2028'de 40-45 milyon metreküp günlere, yani yılda 16-17 milyar metreküp gaz üreteceğimiz dolayısıyla yine hane halkından gidersek 17 milyon insanımızın, 17 milyon hanemizin, evimizin doğal gaz ihtiyacını karşılayacak ve Sakarya Gaz Sahası'ndaki üçüncü fazı tamamlayacak çalışmaları yapacağız.

DÖRT GEMİYE İHTİYACIMIZ VAR
Bunun için bizim dört gemiye de ihtiyacımız var. Yani şu anda halihazırda orada olan Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han'a ihtiyacımız var. Bunun bir kısmı sondaj yapıyor, bir gemimiz alt tamamlama yapıyor, bir gemimiz üst tamamlama yapıyor. Gemilerin belli süre içerisinde bakımları, işte SPS dediğimiz sertifikalandırma işlemleri var. Dolayısıyla yoğun çalıştığımız bir şey var. Ama biz bir taraftan da yeni keşfe ihtiyacımız var, yeni aramalar yapmamız lazım. Yani Karadeniz çok büyük; işte Orta Karadeniz'de fırsatlar var, Doğu Karadeniz'de var.
Onun için bir gemiye ihtiyaç duyuyoruz; onun için Yıldırım filomuza katıldı. Yıldırım bugün Taşucu'ndan hareket etti. Muhtemeldir ki bu hafta sonu Karadeniz'e geçecek; yani Boğaz'ı geçip buradan görebilirseniz... Yine çok... Onun kulesini tabii sökmemiz gerekiyor köprüleri geçemediği için köprülerin altından. O kule sökülmüş bir şekilde o da muhtemelen yarın büyük bir gemiyle beraber yine Boğaz'ı geçip Karadeniz'e gidecek. Dolayısıyla Yıldırım'ı biz Karadeniz için planladık.